Gözden kaçırmayın
Bağımlılıkla Mücadele Semineri Gebze’de DüzenlenecekModern çağ, teknolojik ilerlemelere rağmen insanın iç dünyasında derin bir boşluğu da beraberinde getiriyor. Klinik psikolog, felsefeci ve yazar Melike Balkın Karakaya’ya göre bu çağın en büyük krizi, insanın “anlam duygusunu kaybetmesi.” İşte bu tespitten yola çıkan Karakaya, bilimi ve maneviyatı aynı zeminde buluşturan uzun soluklu bir araştırma projesini hayata geçirdi.
Sekiz yıl sürmesi planlanan DIM–IMEC (Divine Integrity Model / Integrity Model of Ethical Consciousness) projesi, insan bilinci, etik ve maneviyat ilişkisini bilimsel yöntemlerle ele alan uluslararası bir araştırma programı olarak dikkat çekiyor.
Berlin Merkezli, Açık Bilim Temelli Çalışma
Berlin merkezli bir bilim ekibiyle yürütülen proje, açık bilim ilkeleri doğrultusunda ilerliyor. Araştırma kapsamında elde edilecek verilerin, uluslararası akademik platformlarda yayımlanması ve disiplinler arası bilim çevreleriyle paylaşılması hedefleniyor. Karakaya, bu çalışmanın kısa vadeli bir araştırma olmadığını özellikle vurgulayarak, projenin insan bilincine dair yeni bir paradigma inşa etmeyi amaçladığını ifade ediyor.
Anlam Krizine Bilimsel Bir Yanıt
DIM–IMEC, sezgisel bilgelik ile akademik aklı bir araya getiren bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Projenin ilk alt modeli olan IMTP (Integrated Memory Transformation Protocol) ise travmatik anıların ilaç kullanılmadan dönüştürülmesine odaklanıyor.
Zenodo platformunda yayımlanan pilot çalışmalarda; katılımcıların WHO-5 iyilik hâli skorlarında artış, kaygı düzeylerinde düşüş ve rüya içeriklerinde sembolik dönüşümler gözlemlendiği raporlandı. Bu bulgular, çalışmanın yalnızca teorik değil, uygulamalı bir zemin üzerine kurulduğunu da ortaya koyuyor.
“Bilim Kadar Etik de Konuşulmalı”
Karakaya’ya göre insan bilinci üzerine yapılan her çalışma, aynı zamanda etik bir sorumluluk taşıyor. Bu yaklaşımı şu sözlerle özetliyor:
“Bilim insanı olmak kadar, insan kalabilmek de önemli. Çünkü bilincin dönüşümü önce kalpte başlar.”
Kitaplardan Projeye Uzanan Düşünsel Yolculuk
DIM–IMEC projesinin düşünsel altyapısını, Karakaya’nın uluslararası alanda yayımlanan eserleri oluşturuyor.
“Zehir Değil Çığlık” ve “Kalbin Bütçesi” dokuz dile,
“Aşkın Haritası” ve “İnancın Anatomisi” ise altı dile çevrildi. Amazon Books üzerinden dünya genelinde okuyuculara ulaşan bu eserler, yazarın ifadesiyle birer “düşünsel laboratuvar” niteliği taşıyor.
Sekiz Yıllık Bir Vizyon
Sekiz yıl sürmesi planlanan DIM–IMEC projesi, yalnızca akademik literatüre değil; insanın kendini, bilinci ve anlam arayışını yeniden düşünmesine katkı sunmayı hedefliyor. Karakaya’nın vizyonu ise tek bir cümlede özetleniyor:
“Kendini dönüştüren insan, bilimi de dönüştürür.”




Yorumlar
Yorum Yap