Gözden kaçırmayın
Türk Bayrağına Yapılan Saldırı, Aziz Milletimize ve Devletimizin Kararlılığına Yönelmiş Alçak Bir ProvokasyondurCNN International kanalında yayımlanan Connect the World programında gazeteci Erica Hill’in sorularını yanıtlayan Dr. Caner, iki ülke ilişkilerinin tek boyutlu okunamayacağını belirterek, Ankara–Tahran hattında rekabet ve iş birliğinin iç içe geçtiği çok katmanlı bir yapı bulunduğunu ifade etti.
“İran’da Kısa Vadeli Çöküş Senaryosu Gerçekçi Değil”
Programda İran’da devam eden protestoları ve bunların bölgesel istikrara etkilerini değerlendiren Dr. Caner, İran devlet yapısının tüm baskılara rağmen işlevselliğini koruduğunu vurguladı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın konuya ilişkin açıklamalarını da değerlendiren Caner, protestoların yoğunluğuna rağmen İran’ın yaklaşık 90 milyonluk nüfus üzerinde kontrol sağlayabilecek güçlü bir idari ve güvenlik kapasitesine sahip olduğunu söyledi.
Caner, İran’ın köklü ve yerleşik kurumsal yapısı nedeniyle kısa vadede bir devlet çöküşü yaşanmasının olası ya da gerçekçi bir senaryo olmadığını dile getirdi.
Türkiye ve İran: “Kadim Komşular”
Türkiye ile İran’ın “kadim komşular” olduğuna dikkat çeken Dr. Caner, iki ülke arasındaki sınırın yaklaşık 400 yıldır büyük ölçüde değişmeden kalmasının, sınırların sık sık yeniden çizildiği Ortadoğu coğrafyasında istisnai bir durum olduğunu vurguladı.
Caner, Suriye, Irak ve Lübnan gibi bölgesel kriz alanlarında zaman zaman karşıt pozisyonlar alınmasına rağmen; enerji, ticaret ve sınır güvenliği başta olmak üzere birçok alanda rasyonel bir iş birliği zemininin korunabildiğini belirtti.
Türkiye’nin Güvenlik Hattında İran Faktörü
Türkiye’nin ulusal güvenliği açısından İran’ın toprak bütünlüğünün korunmasının kritik önemde olduğunun altını çizen Dr. Caner, İran’ın parçalanması ya da ciddi biçimde istikrarsızlaşmasının Türkiye için ağır bölgesel güvenlik sonuçları doğuracağını ifade etti.
Ankara açısından İran’ın bütünlüğünün hayati bir güvenlik önceliği olduğunu vurgulayan Caner, sınırın ötesinde oluşabilecek bir güç boşluğunun; istikrarsızlık, düzensiz göç ve terör risklerini doğrudan Türkiye’ye taşıyabileceğini kaydetti.
Dr. Caner, Türkiye’nin İran politikasının bu nedenle ani değişimlere değil, temkinli, dengeli ve uzun vadeli bir stratejik akla dayandığını belirterek, bu yaklaşımın Ortadoğu’daki genel istikrar açısından da belirleyici olduğunu söyledi.



Yorumlar
Yorum Yap