İstanbul Rumeli Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Sanem Güven, Ramazan ayında doğru besin tercihleriyle sindirim sistemi sorunlarının büyük ölçüde önlenebileceğini belirterek probiyotik ve lif tüketiminin önemine dikkat çekti.
“Ramazan’da Bağırsak Hareketleri Yavaşlayabiliyor”
Ramazan ayında değişen beslenme düzeni ve uzun süreli açlığın bağırsak hareketlerini yavaşlatabileceğini belirten Güven, bunun kabızlık, şişkinlik ve hazımsızlık gibi sindirim sistemi şikâyetlerini artırabildiğini ifade etti.
Ancak doğru besin tercihleriyle bu sürecin daha sağlıklı ve konforlu geçirilebileceğini belirten Güven, dengeli bir beslenme programının bu sorunların büyük ölçüde önüne geçebileceğini söyledi.
“Probiyotikler Sindirim Sistemini Destekliyor”
Probiyotiklerin bağırsak sağlığını destekleyen yararlı mikroorganizmalar olduğunu ifade eden Güven, insan bağırsağında trilyonlarca bakteri bulunduğunu ve bu bakterilerin yalnızca sindirim sürecinde değil bağışıklık sisteminin işleyişinde de önemli rol oynadığını vurguladı.
Ramazan ayında uzun süreli açlığın bağırsak hareketlerini yavaşlatabildiğini ve bunun kabızlık riskini artırabildiğini belirten Güven, probiyotiklerin bağırsak florasının dengesini korumaya yardımcı olarak sindirimi kolaylaştırdığını ifade etti.
Şişkinlik ve gaz gibi sindirim sorunlarının azaltılmasına katkı sağlayan probiyotiklerin, günlük beslenmede yoğurt, kefir, ayran ve doğal fermente ürünler aracılığıyla alınabileceğini belirtti.
Ayrıca iftar sofralarında ağır ve yağlı yemekler yerine daha dengeli ve hafif besinlerin tercih edilmesinin sindirim sistemini rahatlatabileceğini söyleyen Güven, çorba ve yoğurt gibi başlangıçların iyi bir alternatif olabileceğini ifade etti. Sahurda kefir tüketiminin ise bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olabileceğini kaydetti.
“Lif Tüketimi Kabızlığı Önlemede Önemli”
Ramazan döneminde lif tüketiminin de büyük önem taşıdığına dikkat çeken Güven, bitkisel besinlerde bulunan lifin bağırsak sağlığı açısından hayati bir rol üstlendiğini belirtti.
Lif tüketiminin azalmasının kabızlığın en önemli nedenlerinden biri olduğunu ifade eden Güven, tam buğday ekmeği, yulaf, baklagiller, sebzeler ve özellikle kabuğuyla tüketilebilen meyvelerin lif açısından zengin besinler arasında yer aldığını söyledi.
Bu besinlerin bağırsak hareketlerini artırırken aynı zamanda tokluk süresini uzattığını ve kan şekerinin dengelenmesine katkı sağladığını dile getirdi.
“Probiyotik ve Lif Birlikte Daha Etkili”
Probiyotik ve lifin birlikte tüketildiğinde sindirim sistemi üzerinde daha güçlü bir etki oluşturduğunu ifade eden Güven, lifli besinlerin probiyotik bakteriler için adeta bir besin kaynağı görevi gördüğünü belirtti.
Bu nedenle yoğurtla birlikte yulaf tüketimi veya kefir ile meyve tüketimi gibi kombinasyonların sindirim sistemi açısından daha faydalı olabileceğini söyledi.
Su Tüketimi de Unutulmamalı
Lif tüketiminin artırıldığı dönemlerde su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlatan Güven, Ramazan’da sağlıklı bir sindirim sistemi için iftar ile sahur arasında yeterli su tüketiminin büyük önem taşıdığını belirtti.
Günde en az 8–10 bardak su içilmesini öneren Güven, sofralarda yoğurt, kefir, tam tahıllar ve sebzelere daha fazla yer verilmesinin Ramazan ayının daha sağlıklı geçirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.








Yorumlar
Yorum Yap