Bazı vatandaşların hesaplarına bilgileri dışında kredi yatırıldığı ve ardından “sigorta kesintisi” adı altında yüksek tutarlar kesildiği iddiaları kamuoyunda tartışma yaratıyor. Vatandaşlar ise aynı soruyu soruyor: “Kim, hangi kritere göre bu parayı hesabımıza yatırıyor?”
Son günlerde vatandaşlardan gelen bazı şikâyetler gerçekten insanı düşündürüyor.
Bir devlet bankasında yaşandığı ifade edilen bir uygulama var. İddialara göre vatandaşın hesabına önceden net bir bilgilendirme yapılmadan kredi yatırılıyor ve kısa süre sonra bu krediden “sigorta parası” adı altında ciddi bir kesinti yapılıyor.
Bazı örneklerde bu kesintinin 14 bin TL’ye kadar ulaştığı söyleniyor.
Vatandaşın kafasındaki soru ise oldukça net:
“Ben bu krediyi ne zaman talep ettim?”
Habersiz kredi iddiası
Buradaki en önemli mesele şu:
Vatandaşın hesabına kredi yatırılmadan önce kişinin gerçekten bu krediyi isteyip istemediği, geri ödeme durumunun olup olmadığı ve ekonomik şartlarının buna uygun olup olmadığı değerlendirilmiş mi?
Daha açık söylemek gerekirse;
Bir insanın hesabına kredi yatırmadan önce şu sorular sorulmalı değil mi?
- Bu kişi bu krediyi talep etti mi?
- Bu kişinin geri ödeme gücü var mı?
- Bu kredi vatandaşın bilgisi ve onayıyla mı verildi?
Çünkü kredi dediğimiz şey sonuçta geri ödenmesi gereken bir borçtur.
Vatandaş zaten ekonomik zorluklarla mücadele ederken, habersiz bir şekilde hesabına kredi yatırılması ve ardından kesintiler yapılması, doğal olarak insanların kafasında soru işaretleri oluşturuyor.
Vatandaş zaten zor durumda
Bugün Türkiye’de milyonlarca insan geçim mücadelesi veriyor.
Hayat pahalı, kira yüksek, faturalar ağır, borçlar büyüyor. İnsanlar zaten mecbur kaldığı için kredi kullanıyor.
Tam da bu noktada vatandaşın beklentisi şu:
Şeffaflık ve açık bilgilendirme.
Hangi kredi veriliyor, hangi sigorta yapılıyor, hangi kesinti yapılacak… Bunların hepsi açık ve net şekilde anlatılmalı.
Kesintiler neden sonradan yapılıyor?
Bir diğer tartışma konusu da krediden yapılan sigorta kesintileri.
Bankacılık sisteminde bazı sigortalar yapılabiliyor ancak birçok uzman bu sigortaların önemli bir kısmının zorunlu değil, isteğe bağlı olduğunu belirtiyor.
Vatandaş da doğal olarak soruyor:
“Benim onayım olmadan neden hesabımdan bu kadar para kesiliyor?”
Kurumlara düşen sorumluluk
Devlet bankaları, vatandaş için sadece finans kurumu değil aynı zamanda güven kapısıdır.
Bu nedenle kredi işlemlerinde yapılacak her uygulamanın açık, anlaşılır ve şeffaf olması büyük önem taşıyor.
Vatandaşın beklentisi çok basit:
Önce bilgilendirin, sonra işlem yapın.
Son söz
Bugün vatandaşın en çok ihtiyaç duyduğu şey ekonomik kolaylık değil, güven duygusudur.
Eğer gerçekten vatandaşın bilgisi dışında kredi yatırıldığı ve ardından kesintiler yapıldığı yönünde uygulamalar varsa, bu durumun ilgili kurumlar tarafından açıklığa kavuşturulması gerekir.
Çünkü insanlar artık şu soruyu sormaya başladı:
“Habersiz yatırılan kredinin borcunu vatandaş nasıl ödeyecek?”
habersiz-kredi-yatırılması
banka-sigorta-kesintisi
devlet-bankası-kredi-iddiası
kredi-sigorta-tartışması
vatandaş-habersiz-kredi













Yorumlar